Yola Çıkmadan Önce Kendimize Bakındık

İlkin Yerimizden Yerimizi Arandık..

I

Daha fazlası ora değildir
Orada dur, tam orada.
Bir başka beridir daha ötesi
İlkin yerinde, tam orada,
Orada dur, dur'u bul.

Daha fazlası o değildir.
Dur'u bulunca durma artık.
Kalırsın yoksa kendine kul.
Kendinsiz kalırsın o içinde.
Kendini tamamla, kendine var,
Var da kal, kal'ı bul.

Kımıldama, dışına çıkarsın,
Dışına çıkarsın, anlayor musun?
Daha fazlası bu değildir, durul.
Aşmasını bil, kendini kendin içinde.
Ötelere götürecek bul'u bul.

II

Daha azı bu değildir.
Düşünmezsen gerilersin,
Dışında kalırsın, anlayor musun?
Dur-düşün, orayı-onu-bunu.
Anla bulunduğunu, yaşa olduğunu.
Durumlarda bil'i bul.

Sonra, saf şimdi değildir,
Öncedir birazı şimdinin.
Ama sana kalık sonranın tadı tuzu.
Sendenliği olsun diye gidişinin
Şimdi önce gel'i bul.

Bir daha azı bura değildir
İki sensiz bura olmaz.
Üç o'suz olmaz ora.
Dört gelen duranı bilmelidir,
Beş giden kalanı,
Yoksa, altı, olmaz ora, bura.

III

Gitmek hiç o kadar kolay değil.
Gelmekten daha zor, anlayor musun?
O ikinci bir şeydir, uzak
Sen birinci adımı atıyor musun?
Bu ol'dur, ötesi mak.

Senin işin ilkin dur,dur.
Kendi içinde ol'u, gel'i, bil'i bulmak,
Anla gel'i, anla gid'i, anlarsın.
Bunlar görmek kadar zordur,
Bilip durmak, olup varmak.

Senin işin dur'a kadar, dur'dan sonra.
Sana kadar senden, ora kadar or'dan sonra.
Yerinde bir kişi var, görüyor musun?
Bütün her şey yer'e kadar, yer'den sonra.
İlkin durup biliyor, sonra bilip duruyor musun?

 

Özdemir Asaf

 

http://www.fotokritik.com/1986017
.

sana gitme demeyeceğim
üşüyorsan ceketimi al
günün en güzel saatleri bunlar
yanımda kal

sana gitme demeyeceğim
gene de sen bilirsin
yalanlar istiyorsan yalanlar söyliyeyim
incinirsin

sana gitme demeyeceğim
ama gitme lavinia
adını gizleyeceğim
sende bilme lavinia

.

Şimdi ben neden mi güler?
Şimdi ben bir başka bana,
Bir başka şimdi'den baktığımdandır..
Şimdi bu müzik neye çalmakta,
Ne var ona böylesine dalmakta?
Uçurumlarla dağlar birbirinden çıkmadır.

Selam verdim, görmedin, ne zaman, şimdi.
O şimdi benimdi, bu senin şimdi.
Şimdilerin kimi güldürür, kimi ağlatır.

Renklerin, seslerin, sözlerin anlamı, ağırlığı,
Kendileriyle ve öbürleriyle duyarlığı, uyarlığı
Bir de uymazlığı, duymazlığı, sağırlığı vardır.
"Bir şulesi var ki şem-i can'ın
Fanusuna sığmaz asumanın"
Çok şimdiler Şeyh Galib'in malıdır.

Şimdi buradaydı, nerede, oradaydı, görmedin mi?
Ben ora, sen bura, sen ora, ben bura dendikçe,
Şimdi bir şey olsadır, hem bir şey olmasadır.

"Ne meyle ne ney-u neyle şimdi,
Gönül eğlenmeyor bir şeyle şimdi"
Şimdiden Fuzuli uzanmış olmalıdır.

Bir şimdiden bir şimdiye köprü kurarlar
Da balıklar üstünde Yunus deyu geçerler.
Benim çocukluğumdaki yunuslar yuvarlaktır.
"Deryada deryalıklar, suda oynar balıklar,
Ne bu sevda olaydı, ne de bu ayrılıklar"
Çocukluklar çocuklardan azdır.

Ne olacak şimdi, ne olmuşdu, komşuda yangın çıkmışdı,
Sönmüştu, külleri uçuşmuşdu, başıma yağmışdı.
Bu çizgiler, bu aklar, o ani yangınından kalmadır,
Ne olduysa için-için ve neler de olmadıysa,
Hiçbir zaman demedimdi bir hiç için.
O konak asıl şimdi yanmaktadır.

.


her tomurcuk, bir çiçeğin uykusuna
her çiçek, bir yemişin kuşkusuna
her yemiş, bir böceğin korkusuna
uykusuzca, kuşkusuzca, korkusuzca yürür.

 

.

Dün sabaha karşı kendimle konuştum
Ben hep kendime çıkan bir yokuştum
Yokuşun başında bir düşman vardı
Onu vurmaya gittim kendimle vuruştum

.

« Önceki ::